Pelinal’in Şarkısı – Bölüm 6: Çılgınlığı Üzerine

    0
    314

    Çeviren: Anıl Yılmaz

    [Editör’ün Notu: 1-6 arası ciltler İmparatorluk Kütüphanesi’nde bulunan Reman Yazmaları’ndan alınmıştır. İkinci Çağ’ın başlarında bilinmeyen bir alim tarafından toplanan bölümlerin suretidir. Bunun ötesinde, bölümlerin bazıları aynı döneme ait gibi gözükse de (hatta belki de aynı yazmaya) asıl yerleri hakkında pek az şey bilinmektedir. Fakat bu altı bölümün tarihlenmesiyle ilgili bilimsel bir oy birliği henüz bulunmadığından, bu konu hakkında burada bir fikir beyan edilmeyecektir.]

    Denir ki, o, dünyaya Sithis’ten ve tüm değişimlerin gücünden doğan bir Padomaic gibi geldi. Yine de diğerleri, Fifd of New Teed gibi, der ki Pelinal’in yıldız-zırhının altında, göğsünün içinde kalp yoktur, kalp yerine aklını yitirmiş bir ejderha gibi naralar atan elmas biçimli kızıl bir öfke vardır. Ve işte bu da onun, tanrıların yansımasından başka bir şey olmadığının kanıtıdır. Pelinal, bu konuşulanların hiçbirini önemsemedi ve her kim tanrılar hakkında konuşursa, onu öldürmekten çekinmedi, adil kişi Perrif dışında. Perrif şöyle diyordu: “O konuşmak yerine hükmediyor, kanun koyuyor, çaba sarf etmeden yalnızca konuşmayı amaçsız buluyor.” Askerler bu lafları duyduklarında boş gözlerle baktılar Pelinal’e, o ise güldü, kılıcını salladı ve Ayleid tutsaklarını kılıçtan geçirmek için Kyne’nin yağmurlarına daldı ve haykırdı: “Ey Akatosh, bunu paylaştığımız deliliğimiz adına yapıyorum! Beni izleyip gözetmeni izliyorum ben de! Umaril bize meydan okuyor çünkü onu biz böyle yaptık!” İşte Pelinal’in kendini Delilik’e kaptırışı bu öfke krizleri esnasında meydana gelirdi. PelinalDelilik’e girdiğinde dünya üzerindeki her şey büyük bir boşluğa düşer, Alessia tanrılara yardım için dua ederdi. Ve tanrılar da dünyaya inip Ak-elli’yi öldürme isteğinden arındırana kadar yatıştırırlardı. Bir gün Garid, bu Delilik’i ve ardından sakinleşmesini uzaklardan gördü ve yolunu değiştirerek Pelinal’e doğru at sürmeye başladı. Pelinal ile bir şeyler içip sohbet etmek istiyordu ve Pelinal’e bu durumun nasıl bir hissiyat doğurduğunu sorduğunda, Pelinal ancak şu şekilde cevaplayabildi: “Sanki artık rüyanın, onu görene ihtiyacı kalmamış gibi.”

    Bedirhan Köse

    Oyunların dünyasına girmekten, gezmekten ve incelemekten büyük zevk alan Bedirhan, dijital ortamda kendi mekanlarını meydana getirmekte ve kendi hikayelerini yazmakta.

    -“İyi bir oyun, oyundan fazlasıdır.”