Charwich ve Koniinge’nin Mektupları – II.Bölüm

    0
    961

    Çeviren: Enes Yetiş

    3 Ağustos, 3.Çağ 411

    Tel Aruhn, Rüzgartepe

    Sevgili Dostum Charwich,

    Sadrith Mora’daki adresime yolladığın 6 Temmuz tarihli mektubun daha geçen hafta elime geçti. Sen Hadwaf Neithwyr’i bulma çabalarından bahsetmeden önce sana nasıl ulaşabileceğimi bilmiyordum. Şimdi mektubunda bahsettiğin Wayrestli hanımefendi Leydi Elysbetta Moorling adına bu mektubu gönderiyorum. Umarım oradan ayrılmış olduğun takdirde bu mektubu sana bir şekilde ulaştırır. Ve yine umuyorum, mektup tez vakitte eline geçer. En yakın zamanda bana bir cevap yaz ki bir sonraki adımımızı müşterek atalım.

    Benim maceralarım iki kısıma ayrıldı, mektubunu almadan öncesi ve aldıktan hemen sonrası. Sen batıda Azura’nın Yıldızı’nın akıbetini araştırırken, ben de onu burada, dediğine göre Neithwyr’in Daedra Prensesini çağırıp yıldızını aldığı yerde araştırdım.

    Ben de senin gibi Neithwyr hakkında bir şeyler bilen, hatta onu tanıyan insanlar bulmakta zorluk çektim. Aslında, sen Ilıac Koyu’na gittikten kısa bir süre sonra, Neithwyr’in törenini nerede yapacağını bilen biriyle tanıştım ve vakit kaybetmeden Tel Aruhn’a geldim. Muhalif Rahiplerdan biri olan Minerath adındaki bağlantımla iletişim kurmam biraz zaman aldı. Rüzgartepe’nin büyük güçleri, Tapınak ve Tribunal, Tarikatlere kötü davranma eğilimi gösteriyorlar. Onların kökünü kazımak için şimdiye kadar herhangi bir girişimde bulunmamış oldukları halde, çok yakında böyle bir olay yaşanacağına dair dört bir yanda söylentiler dolaşıyor. Bu da Minerath gibi Rahipleri geriyor ve paranoyaklaşmalarına sebep oluyor. Randevulaşması zor insanlar yani anlayacağın.

    Rahip, eninde sonunda, kiralık bir odası bile olmayan Pot and Plaster adında küçük bir tavernada benimle buluşmayı kabul etti. Alt katında, tavernaya ait bir masanın etrafına toplanmış birkaç tane kapüşonlu cübbeli adam vardı, önce üstümü başımı aradılar. Tabi silahım filan yoktu. Biliyorsun işleri kaba kuvvetle halletmek hiç de tarzım değildir.

    Zararsız olduğumu anladıktan sonra, içlerinden bir tanesi örtüsünü açtı ve bu kişinin Minerath olduğunu anladım. Ona sözüm olan altınları teslim ettim ve Hadwaf Neithwyr hakkında bildiklerini anlatmasını istedim. Bu ismi çok iyi hatırlıyordu, Yıldız’ı aldıktan hemen sonra, onun Ulu Kaya’ya dönmek üzere yola çıktığını söyledi. Anlaşılan orada yarım kalan bir işi varmış, belki de Azura Yıldızı ile yapacağı vahşice bir eylem. Bildikleri bu kadardı ve ben de başka ne soracağımı bilemedim.

    Oradan ayrıldım ve senin Neithwyr’i hatta belki de Yıldız’ı bulduğunu umarak ederek mektubunu beklemeye başladım. İtiraf etmem gerekirse, Rüzgartepe’de aylak aylak dolaşırken uzun süre senden haber alamayınca kişiliğinle ilgili aklıma kötü şeyler geldi. Böyle söylediğim için bağışla ama Yıldız’ı bulduğundan ve kendin için aldığından kuşkulandım. İşin doğrusunu söylemek gerekirse, mektubun bana ulaştığı sırada, Ulu Kaya’ya bizzat gelmek için planlar yapıyordum.

    Grimtry Garden mezarlığında başından geçenler, likantropik mezarcı ile yaşadığın maceralar ve edindiğin bilgiler beni cesaretlendirdi ve Minerath ile bir kez daha buluşmaya karar verdim. İşte maceramın ikinci kısmı da burada başlıyor.

    Rahibin gizli toplantılar yapmak için sık sık oraya takıldığını düşünerek tekrar Pot and Plaster tavernasına gittim. Onu bulmam biraz zaman aldı ama sonunda buldum. Şansıma bu sefer yalnızdı. Adını söylediğim anda beni ite kaka karanlık bir sokağa getirdi. Etrafta bir Tapınak devriyesi olmasından ve ismini işitmiş olabileceklerinden endişeleniyordu.

    Kurbanın, katilini kendi elleriyle gözden uzak, ıssız bir noktaya sürüklemesi ender görülen bir güzelliktir.

    Ona Neithwyr’in esrarengiz patronu Balisair hakkında bildiklerini sordum. Bir an tereddüt ederek, ismini bile duymadığını söyledi ama ona inanmadım. Sakin sakin konuşmayı sürdürürken, birden ona doğru atıldım. Tabi bunu hiç beklemiyordu. Bazı durumlarda, bu yöntem arkadan saldırıp boğazlamaktan çok daha etkili olabiliyor. Kaç defa güzel güzel konuşurken aniden karşımdakinin boğazına sarıldıysam, onları her seferinde hazırlıksız yakalayıp şaşkınlığa uğratmışımdır.

    Gırtlağının hemen altındaki yumuşak noktaya sertçe bastırdım. Saldırıma karşılık vermesi ve beni uzaklaştırmaya çalışması biraz zaman aldı. Yavaş yavaş bilincini kaybetmeye başlayınca, kulağına eğilip fısıldayarak, nefes alması ve konuşması için boğazını bırakacağımı, eğer kaçmaya çalışırsa veya bağırırsa boynunu kıracağımı söyledim. Onaylar gibi başını salladı, ben de yavaşça elimi gevşettim.

    Ona bir kez daha Baliasir’i sordum ve başını iki yana sallayarak bu adı daha önce hiç duymadığını tekrarladı. Çok korkmuş olduğundan anladığım kadarıyla doğruyu söylüyor olabilirdi, bu yüzden ona bu defa da Hadwaf Neithwyr hakkında bilgisi olan birilerini tanıyıp tanımadığını sordum. Kendisinin bilmediğini, ancak ayinde bulunmuş olan ve aynı zamanda kız kardeşi olduğunu söylediği bir kadının bana yardımcı olabileceğini söyledi.

    O anda mektupta söylediğin şeyi hatırladım. Neithwyr’in kızkardeşi Peryra’nın mezarını ziyaret etmiştin. Rahibe, teyit etmesi için o ismi söyledim ve evet anlamında başını salladı, ben de konuşmayı daha fazla uzatmakta bir yarar görmedim. Açıktır ki, adamın her soruma evet demesi gibi bir durum vardı ortada. Oracıkta Minerath’ın boynunu kırdım ve eve döndüm.

    Yani şu an dönüp dolaşıp tekrar başa döndüm. Bir sonraki adımımın ne olmasını gerektiğini bilmiyorum. Sonradan biraz daha soruşturdum, Neithwyr’i hatırlayan veya tanıyan birilerini aradım. Bazıları onu bir kadınla birlikte gördüğünü, bazıları da bu kadının onun kız kardeşi olduğunu iddia ediyor. Bir ya da iki tanesi de adının Peryra olduğunu ama emin olmadıklarını söylüyor. Fakat daha önce hiçbiri Baliasir adına birini duymamış.

    Eğer senden birkaç hafta içinde yanıt alamazsam, ben de Ulu Kaya’ya doğru yola çıkacağım çünkü birçoğu Neithwyr’in oraya döndüğüne inanıyor. Burada kaldığım süre boyunca da, daha fazla bilgi öğrenebilmek için soruşturmalarıma devam edeceğim. Rüzgartepe, şimdilik bizi amacımıza, yani Azura’nın Yıldızı’na yakınlaştırabilecek olan tek yer.

    Dostun,

    Koniinge

    ————————

    Emre Egemen Satılmış
    Crewals'da Çevirmen ve Tester. Simülasyon ve Yarış oyunları tutkusunun yanında teknoloji bağımlısı ve de sinema sever.