Abernanit’in Öldürücü Darbesi

    0
    1587

    Geocrates Varnus’un açıklamalarıyla

    Düzenleme: Enes Yetiş

    Harabe siperler, yıkık duvarlar

    Dehşet inancı (1) almış yerini

    Elli çetin kıştan (2) kalan yaralar

    Çatlatmış ve bükmüş habis geçitlerini

    Yıkılmış kaba, çirkin geçitler

    Toz kaplamış yeri, göğü, her yeri

    Kurumuş kanlar, yankılanır çığlıklar

    Civarda Rüzgartepe’nin gudubet tepeleri

    Toprak üstünde Abernanit’in kuru kemikleri

    Üç kez kutsanmış (3) Rangidil, Abernanit’i görünce

    Işıldadı her yer güç ve kuvvetle

    Korkunç varlıklar Dehşet’in verdiği güçle

    Koruyordu bu beldeyi ateş dolu gözlerle

    Düşündü Rangidil, sayısız düşmanı görünce

    Ne de azdı yol gösterdiği Ordinator ve Bouyant Armiger’ler

    Gözlüyorlardı tepelerin zirvesinden

    Ölüm kalesi tüm ihtişamıyla dikilirken

    Rüzgartepe halkının ruhlarını lanetlemişti

    Bu uğursuz, ölüm kokan Abernanit kalesinden

    Sesler alarm gibi kutsal savaşçıları cenke çağırmakta

    Çözüm ise kötülere adalet kalkanı ve mızrağı saplamakta,

    Çelik onları ön sırada cesaretlendirip ve savaştırmakta.

    Rangidil de abanoz mızrağını ve kalkanını sıkıca kavradı

    Ve sesin yeniden yankılanmasıyla savaş çığlıkları başladı

    Bulutları yeryüzüne indirirmişçesine sarstı.

    Kalkanı ile akan kanını durdurmak için duvar yaptı

    Bastıkları toprak, başka bir savaşta görülemeyecek kadar kötüydü

    Cyrodiil…

    Abernanit’i şerden kurtarmak için.

    O divane birlik ki, şüphe yoktur, vakıf olacaktı savaşa

    Ama üç yüce kudret, Ana, Lord ve Büyücü (4) engel oldular buna

    Canavarın ordusu hücumdan sonra döndü tekrar hücuma

    Rangidil gördü yukarıdan, orduyu zorladı savunmaya

    Bizzat Dagoth Thras (5) sipsivri uzanan tehlikeli kulesinde

    Yalnızca şeytanın kalbi ele geçirildiğinde,

    Biliyordu ki, o diyar sonsuza dek kurtarılmış olacaktı.

    Çok geçmeden Tapınak ve Rüzgartepe’nin Kutsal Mahkemesi ile

    Abernanit Kulesi’ni

    almaya yemin etti.

    Sert bir darbe ile kule harabeye döndü,

    Lakin kulenin tepesini düşürmek için harcanan bütün çabalar nafileydi

    Sanki Korkunun bütün kudreti o tek kulede toplanmış gibi.

    Merdivenler dik ve dardı.

    İki savaşçı yan yana geçmek istese sığmazdı.

    Böylece ordu tek sıra halinde yukarı tırmanmaya başladı

    Kulenin tepesindeki odayı ele geçirip krallığı bitirmek için

    Tarihe geçmiş en büyük zorbalardan biri

    Rüzgartepe’deki,

    Abernanitli Dagoth Thras idi.

    Kuleye tırmanmak için ilk birliğin zafer haykırışını beklediler

    Fakat her yer sessizdi, ardından kan geldi,

    Bembeyaz akan dere, kıpkırmızı kan rengini aldı

    Yukarıdan gelen çığlıklarla, merdiven boşluğundan döküldü,

    “Dagoth Thras, ordumuzun hakkından birer birer geliyor!”

    Rangidil, tüm ordusunu, tüm Ordinator’larını geri çekti

    Buoyant Armiger, tırmanmaya başladı merdivenleri

    Rüzgartepe’nin en iyi savaşçılarının

    kanlı cesetlerini geçerek

    Abernanit’in kule odasına doğru

    Dagoth Thras, yırtıcı bir kuzgun gibi tepedeki evindeydi

    Kule kapısının önünde kanlı kalkanı ve kanlı bıçağı tutuyordu.

    Rangidil’in mızrağının her saldırısını kolaylıkla engelledi,

    Rangidil’in bıçağının her vuruşundan kurtuldu,

    Rangidil’in topuzunun her uçuşu, kalkanda son buldu,

    Atılan hiçbir ok, hedefine ulaşamadı

    Canavar’ın en büyük gücü, etrafa saçtığı korkuydu

    Rüzgartepe’deki

    Hiçbir savaşçıda yoktu

    Abernanit kalkanını geçebilecek bir silah

    Saatler geçtikçe Rangidil anlamaya başladı

    En büyük yiğitlerinin Dagoth Thras karşısında nasıl ölümle tanıştığını

    Çünkü saldırılarını savuşturarak bitap düşürebiliyordu onları

    Ve sonra, güçten düşüp can veriyorlardı

    Düşman sabırlı ve kalkan kullanımında yetenekliydi

    Ve Rangidil güçlü kollarının bile uyuşmaya başladığını hissetti

    Dagoth Thras öngörüp, engellerken her hamlesini

    Ve Rangidil korktu, Rüzgartepe’nin İlahi Üçleri’nin duasını almadan

    Abernanit kulesinde hayatının son bulacağından.

    Ama yılmadı, haykırarak savurdu yine kılıcını

    “Ey düşman! Ben Öz Mabet prensi Rangidil’im

    Pek çok savaşta çarpıştım, sayısız cengaverler devirdim

    Hepsi de kılıcımı durdurmak istedi lakin helak oldu

    Pek az insan sezebilir saldıracağımın maksadını

    Onların da pek azı bilir hamlemi engellemesini

    Yada kılıcımın şiddetine dayanacak güçte birisidir.

    Buradan, Abernanit kalesinden öte

    Rüzgartepe’de bile üstüne yok, bu kalkan en iyisidir.

    Hasmım, karanlık lord Dagoth Thras, beni katletmeden önce,

    Yalvarıyorum sana, nereden biliyorsun nasıl durdurduğunu ,bana söyle.

    Günahkarca mağrur, Dagoth Thras duydu Rangidil’in yalvarışını,

    Ve verdi kararını, Tapınak şampiyonunu tahrip etmeden önce,

    Tenezzül edecekti, ahiretle ilgili bir takım bilgiler vermeye,

    Nasıl da çalıştı sezgileri ve refleksleri, başladığında

    Açıklamaya, fark etti ki bilmiyordu nasıl yaptığını,

    Ve baktı, kafası karıştı, Rangidil hikayelerini anlattığında

    Rüzgartepe’deki

    “Abernanit’in ölümcül darbesini”.

    ————————

    Geocrates Varnus’un açıklamaları:

    (1) Dehşet ifadesiyle Mehrunes Dagon kastediliyor.

    (2) Elli Çetin Kış ifadesi, bu destanın 3.Çağ 150 tarihli Abernanit Kuşatması’ndan elli yıl sonra kaleme alındığını gösteriyor.

    (3) Üç kez kutsanmış Rangidil, 2.Çağ 803 doğumlu 3.Çağ 195 tarihinde ölen Rangidil Ketil’dir. Tapınak Denetleyici’lerinin kumandanıydı ve Tanrılar Mahkemesi tarafından kutsanmıştı.

    (4) Ana, Lord ve Büyücü ifadeleri ile Almalexia, Vivec ve Sotha Sil kastediliyor.

    (5) “Dagoth Thras” soyu bilinmeyen güçlü bir daedra-ibadetçisiydi. Kendisini 6.Konak’ın mirasçısı ilan etmişti. Ama ortadan kaybolan bu ailenin mirasçısı olduğuna dair bir kanıt yoktu.

    ————————

    Emre Egemen Satılmış
    Crewals'da Çevirmen ve Tester. Simülasyon ve Yarış oyunları tutkusunun yanında teknoloji bağımlısı ve de sinema sever.